Skip to main content

KÜRTAJ RİSKLERİ

Kürtaj (gebelik sonlandırma), kadın sağlığı alanında sıklıkla başvurulan tıbbi bir prosedürdür. Bu karar, genellikle zorlu bir süreç sonucu alınır ve prosedürün kendisi de, her cerrahi müdahalede olduğu gibi, belirli riskleri barındırır. Bu makale, kürtaj risklerini, gebelik haftasına göre risk artışını, olası komplikasyonları ve bunların yönetimini detaylı bir şekilde ele alarak, bu süreci düşünen veya merak eden kişilere bilimsel temelli bir rehber sunmayı amaçlamaktadır.

Kürtaj Türleri ve Risk Profilleri

Kürtaj temelde iki ana yöntemle gerçekleştirilir:

  1. Cerrahi Kürtaj (Vakum Aspirasyon/Dilatasyon ve Küretaj – D&C): Rahim ağzı dilatasyonu (genişletilmesi) sonrası, gebelik içeriğinin vakum aspirasyonu veya küret adı verilen aletlerle çıkarılmasıdır. Gebeliğin erken dönemlerinde (genellikle 12. haftaya kadar) en sık kullanılan yöntemdir.
  2. Medikal Kürtaj (İlaçla Gebelik Sonlandırma): Belirli ilaçların kullanımıyla rahim kasılmalarının tetiklenerek gebeliğin düşürülmesidir. Genellikle erken gebelik dönemlerinde (ülkemizdeki yasal sınırlamalar hariç, 10-11 haftaya kadar) tercih edilebilir.

Her iki yöntemin de kendine özgü bir risk profili olsa da, birçok komplikasyon potansiyeli ortaktır. Modern tıp teknikleri ve deneyimli hekimler sayesinde ciddi komplikasyon riski oldukça düşüktür; ancak hastaların bu riskler hakkında tam ve şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesi esastır.

📈 Gebelik Haftası ve Artan Risk İlişkisi

Kürtajla ilgili en önemli faktörlerden biri gebelik haftasıdır. Genel bir kural olarak, gebelik haftası ilerledikçe kürtajla ilişkili ciddi komplikasyon riski de artmaktadır.

  • Erken Gebelik (İlk Trimester): İlk 8-10 hafta içinde yapılan kürtajlar, en düşük komplikasyon oranına sahiptir. Prosedür daha kısa sürer ve rahim daha küçüktür.
  • İlerleyen Gebelik (İkinci Trimester): 12. haftadan sonra yapılan kürtajlarda, rahim damarlanmasının artması, rahim duvarının kalınlaşması ve fetüs boyutunun büyümesi nedeniyle, kanama, enfeksiyon ve rahim yaralanması riskleri belirgin şekilde yükselir. Bu durum, daha fazla cerrahi manipülasyon gerektirebilir.

Bu nedenle, yasal sınırlar içinde kalınarak, kürtaj kararı verildiğinde prosedürün mümkün olan en erken zamanda yapılması, hastanın güvenliği açısından kritik önem taşır.

Missed Abortus (Kaçırılmış Düşük) Varlığında Artan Risk

Missed abortus (kaçırılmış düşük), fetüsün anne karnında öldüğü ancak vücut tarafından dışarı atılmadığı durumu ifade eder. Bu durumun varlığında kürtaj (genellikle D&C) yapılması, standart kürtaj prosedürlerine kıyasla bazı ek riskleri beraberinde getirebilir:

  • Pıhtılaşma Sorunları: Uzun süre içeride kalan ölü gebelik ürünleri, nadiren de olsa, annenin kan pıhtılaşma mekanizmasını bozabilir (dissemine intravasküler koagülasyon – DİK). Bu, ciddi ve hayatı tehdit eden kanamalara yol açabilir. Prosedür öncesinde kanama ve pıhtılaşma testlerinin yapılması bu nedenle büyük önem taşır.
  • Enfeksiyon Riski: Uzun süreli bekleme, enfeksiyon riskini potansiyel olarak artırabilir, bu da prosedür öncesi antibiyotik profilaksisini daha da önemli kılar.
  • Sertleşmiş Doku: Gebelik ürünü içeride bekleme süresine bağlı olarak daha sertleşmiş olabilir, bu da cerrahi işlemi teknik olarak zorlaştırabilir ve rahim yaralanması riskini artırabilir.

Olası Komplikasyonlar ve Yönetimi

Kürtaj prosedürünün potansiyel komplikasyonları, hafiften ciddiye kadar değişebilir. İyi bir preoperatif değerlendirme ve postoperatif takip, bu riskleri en aza indirmede kilit rol oynar.

1. Kanama (Hemoraji)

  • Tanım: Prosedür sırasında veya sonrasında normalden fazla kan kaybıdır. Genellikle rahimin kasılmaması (atonisi) veya içeride parça kalması nedeniyle oluşur.
  • Yönetim: Genellikle uterusu kasıcı ilaçlar (oksitosin gibi) kullanılarak veya ek küretaj yapılarak kontrol altına alınır. Nadiren, kan transfüzyonu veya cerrahi müdahale (laparotomi veya son çare olarak histerektomi) gerekebilir.

2. Enfeksiyon (Endometrit/Pelvik Enflamatuar Hastalık – PİD)

  • Tanım: Rahim iç tabakasının veya çevre dokuların enfeksiyonudur. Ateş, kötü kokulu akıntı ve karın ağrısı ile kendini gösterir.
  • Yönetim: Prosedür öncesi ve sonrası verilen antibiyotik profilaksisi riski ciddi ölçüde azaltır. Gelişmiş enfeksiyonlar, intravenöz (damar yoluyla) antibiyotiklerle tedavi edilir.

3. Rahim Perforasyonu (Delinme)

  • Tanım: Kürtaj sırasında kullanılan aletlerin rahim duvarını delmesi durumudur. Özellikle deneyimsiz ellerde veya rahim pozisyonunun atipik olduğu durumlarda risk artar.
  • Yönetim: Çoğu küçük perforasyon ilaç tedavisi ve yakın takip ile kendiliğinden iyileşir. Ancak bağırsak, mesane veya büyük damarların yaralanma şüphesi varsa, durumun değerlendirilmesi ve onarılması için acil cerrahi müdahale (laparoskopi veya laparotomi) gerekebilir.

4. Rezidü Parçalar (İçeride Parça Kalması)

  • Tanım: Gebelik ürününün bir kısmının rahim içinde kalmasıdır. Uzun süren kanama, ağrı ve enfeksiyonun en yaygın nedenidir.
  • Yönetim: Ultrasonografi ile teşhis edilir ve genellikle rahim ağzı tekrar açılarak yeniden vakum aspirasyonu veya küretaj ile temizlenir.

5. Rahim İçi Yapışıklıklar (Asherman Sendromu)

  • Tanım: Nadir görülen, ancak D&C sonrası rahim iç duvarında skar dokusu oluşmasıyla karakterize bir durumdur. Gelecekteki adet düzensizliklerine ve kısırlığa neden olabilir.
  • Yönetim: Tanı histeroskopi ile konur ve tedavi, yine histeroskopi altında yapışıklıkların cerrahi olarak açılmasıdır.

💡 Sonuç ve Önleyici Tedbirler

Kürtaj, doğru teknik ve hijyenik koşullar altında yapıldığında, genellikle düşük riskli bir işlemdir. Ancak, hastanın sağlığını korumak adına atılacak en önemli adımlar şunlardır:

  • Uzman Seçimi: Prosedürün yalnızca deneyimli bir Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı tarafından, tam teşekküllü bir sağlık kuruluşunda yapılması.
  • Erken Müdahale: Gebelik sonlandırma kararı alındıysa, riskleri en aza indirmek için işlemin mümkün olan en erken haftada gerçekleştirilmesi.
  • Eksiksiz Bilgilendirme: Hastanın, olası tüm riskler, komplikasyon belirtileri ve yapılması gerekenler konusunda ayrıntılı olarak bilgilendirilmesi.
  • Post-Prosedür Takip: İşlem sonrası kanama, ateş ve ağrı gibi belirtiler açısından hastanın yakın takip edilmesi ve hekimin önerdiği kontrol randevularına uyulması.

Unutmayın: Tıbbi bir prosedür hakkında bilgi edinmek, bilinçli ve güvenli bir karar vermenin ilk adımıdır. Yaşadığınız veya düşündüğünüz durumla ilgili en doğru ve kişiselleştirilmiş bilgiyi, muayene olacağınız yetkili bir hekimden almanız hayati önem taşır.

Ankara Kadın Doğum Uzmanı

Kolposkopi Ankara

Kızlık Zarı Dikimi Ankara

Ankara Kızlık Zarı Dikimi

Ankara Kürtaj

Ankara Labioplasti

Labioplasti Ankara